Sözlük/trial

Bilgi sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

trial İngilizce dilinde bir kelimedir. [1]

Anlamları[düzenle]

İsim[düzenle]

Hukukta;
1. Bir yargı organında soruşturma açılmasına neden olan dava nedeni olmakla birlikte genellikle hukuk konularındaki olguları da kapsar.
2. Bir kişinin suçluluğunun veya masumiyetinin tespiti.
Denemek, test etmek veya ispatlamak.
Kanıt
Bir şeyler yapmak için girişim ya da gösterilen çaba.
Sonuçların tespit edilebilmesi maksadıyla geçici veya deneysel bir eylem; deney.
Bir kişinin durumunun ya da bir şeyin güvenilirliğinin test edilmesi; deneme süresi.
Izdırap çekmek ya da ağır deneyimler; sıkıntılı veya can sıkıcı durum.
Duruşmada rahatlık.

Sıfat[düzenle]

Bir dava ile ilgili deneme çalışanı.
Deneme yoluyla yapılan; kanıt veya deney.
Test etme, deney yapma vb.
Bir örnek sunuma ya da temsili, deney örneği vb.

Fiil[düzenle]

Yeni bir ürün veya prosedürün uygulanması ya da pazarlanması öncesinde test etmek.
Bir spor takımında yeni oyuncu olarak denenmek.

Çeviriler[düzenle]

Türkçe : (isim) deneme, duruşma, mahkeme
Türkçe : (sıfat) deneme, test, yargılama, duruşma, dava, sınama, sınav, prova, örnek, çile, girişim, dert
Almanca : (isim) versuch, prozess, prüfung, gericht, verhandlung, probe, gerichtsverhandlung, instanz, belastung

Deyimler[düzenle]

on trial;
Bir yargı kurulundan önce inceleme.
Bir deneme veya deneme süresi geçirmek.

Kökeni[düzenle]

1520-30'larda try + -al

İlişkili formları[düzenle]

(sıfat) intertrial
(isim) nontrial
(sıfat) posttrial
(isim) retrial
(isim) selftrial

Karşıt anlamları[düzenle]

definite, proven, known

Eş anlamlıları[düzenle]

exploratory, preliminary, balloon, pilot, test, testing, probationary, provisional, tentative

Cümlede kullanım örneği[düzenle]

Çağdaş örnekler[düzenle]

Meanwhile, almost exactly 30 years after the trial, the judge left his home to board a steamboat and was never heard from again.[2]
Seventy-two adults between the ages of 18 and 50 are participating in the trial, led by the pediatrics department at Oxford. [3]

Kaynakça[düzenle]